Kasım'da okullar kapanacak mı? Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıkladı

TAKİP ET

Kasım ayında okullar kapacak mı, kasım ayında okullar kapanacak mı sorusu şu an çok merak ediliyor. Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Alper Şener, kış mevsiminde vaka sayıları 60 binlere dayanırsa yeni bir kapanma ve okullar kapanabilir açıklaması herkesin okulların kapanıp kapanmayacağı sorusunun cevabını aramaya itti. İşte son dakika haberinin ayrıntıları...

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, okulların kapanması ihtimalinden söz eden bir habere rastladığını belirterek, "Haber yanlıştır. Bilim Kurulumuzun böyle bir gündemi yok" dedi.

Bakan Koca, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Okulların kapanması ihtimalinden söz eden bir habere rastladım. Haber yanlıştır. Bilim Kurulumuzun böyle bir gündemi yok. Kurul üyesi bir arkadaşımızın aşının önemini vurgularken seçtiği ifade yanlış anlaşılmış. Öğrencilerimize başarı dolu haftalar diliyoruz" ifadelerini kullandı.

HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN KARANTİNA AÇIKLAMASI

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, yeni karantina süreciyle ilgili şu açıklamayı yapmıştı:  Daha önce Bilim Kurulumuzun görüşü doğrultusunda aşılı olmayan kişilerin temaslı olması durumunda karantina süresinin 10 güne düşürülmesi, ancak 14 gün süreyle semptom takibi yapılması kararı alınmıştır. Temaslı Takibi ve Salgın Yönetimi Rehberi bu şekilde güncellenmiştir. Buna göre genel toplumda karantina süresinin 10 gün olması, okullarda (İlk Orta ve Lise) ise 5. günde PCR negatif çıkması halinde karantinanın sonlandırılabileceği hükmü yer almıştır. 4.10 2021 tarihinden itibaren sağlık veri tabanımızda bu şekilde işlem yapılmaktadır. Genel toplum ile ilk ve orta öğretim öğrencileri dışında farklı uygulamaya işaret eden ilave bir hüküm bulunmamaktadır.


KARANTİNA VE KAPANMA HABERİ NASIL ORTAYA ATILDI?

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, koronavirüs vaka sayılarının günlük 25- 30 bin aralığında seyrettiğini belirterek, “Günlük 60 bin, 70 bin vaka sayılarına sıçrama olması durumunda ise yeniden kapanma, okulların kapanması gibi tabloları gündeme gelme durumu söz konusu olabilir” dedi.

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, koronavirüs salgınında son dönemde Türkiye'de artan vaka sayılarını değerlendirdi. Prof. Dr. Şener, günlük 60 bin, 70 bin vaka sayları görüldüğü takdirde yeniden kapanmanın, okulların kapanması gibi tabloların gündeme gelme durumunun söz konusu olabileceğine dikkat çekti.

"3. DOZ AŞIYA GİTMİYORLAR"


Kovid-19 salgınında vakaların 25- 30 binli rakamlarda sabit kaldığı gibi bir görüntü oluştuğunu belirten Prof. Dr. Şener, "Bu sabit tablo pikler halinde karşımıza çıkmayacak gibi düşünmeyelim. Çünkü ne yazık ki, Türkiye'nin geneline baktığınızda aslında aşılanma neredeyse durdu. Aşılama hızımız iyice geriye doğru gitmeye başladı. Özellikle hasta grubu itibariyle baktığımızda 3'üncü dozunu olmaya gitmiyorlar. Genel anlamda baktığımızda aşılamaya karşı ayak direyen bir grup var. Bu ayak direyen grup ne yazık ki, 65 yaş üstünde değil. 65 yaşın altında olan bu grupların hastane ve yoğun bakıma yatış riskleri var. Hastalık yükü anlamında reel olarak ciddi bir popülasyon oluşturacak gibi görülüyor. Bu popülasyon ne gibi riskler oluşturuyor. Yakın vadede hastane ve yoğun bakıma yatış oranlarında, yatak doluluk oranlarında artış söz konusu olabilir. Günlük 30 bin vaka sayıları üstüne pikler ve sıçramalar görebiliriz. Daha önceki dönemlerde gördük. Günlük 60 bin, 70 bin vaka sayılarına sıçrama olması durumunda ise yeniden kapanma, okulların kapanması gibi tabloları gündeme gelme durumu söz konusu olabilir. Şu anda gündemimizde yok, ama bu hiçbir zaman gündemimize gelmeyecek, gündemimizden tamamen çıktı diyemeyeceğiz. Çünkü günlük 30 bin olgularda plato şeklinde devam ediyor. Bu platolarda sıçramalar ve pikler söz konusu olduğu andan itibaren biz yeniden yasakları, okullardaki durumu değerlendirme durumda kalacağız" dedi.

'İNSANLAR AŞIDAN UZAKLAŞIYOR'

Aşı tereddüdünü körükleyen grubun birazcık sessiz duruma geçmesi gerektiğini de hatırlatan Prof. Dr. Şener, şöyle konuştu:

"Ne yazık ki bu grupta bir grup bilim insanı, meslektaşlarımız var. Bunların aşı karşıtlığı beraberinde ülkenin sağlık politikalarına ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu karşıtlığına dönüştü. Biz, bilim insanları olarak ortak paydada buluşup buluşmamız çok önemli değil, herkesin görüşüne saygı duyuyoruz. Ama ne yazık ki, bu paylaştıkları karşıt görüşler, aşı tereddüdünü tetikliyor. İnsanları aşıdan uzaklaştırıyor. Neye karşı, hangi görüşe sahip olursanız olun, vatandaşta aşı tereddüdünü körükleyecek olan söylemlerin hepimize zararı olacak. Toplumsal, bilimsel ve sağlık çalışanlarına da zararı olacaktır. Kamuoyu önünde söylediğimiz ve paylaştığımız aşıyla ilgili olumsuz görüşleri bir kenara bırakmamız lazım. Bu salgından çıkmamızın yolu aşı, maske ve mesafeden geçiyor. Solunum yolu virüslerinde artış var. Solunum yolu virüslerinden korunmak için maske, mesafe ve el hijyeni gibi önlemler bizim ekstra önem arz ediyoruz."

2022'NİN İLK YARISINI İŞARET ETTİ

Salgının bitmesiyle ilgili çeşitli öngörüler olduğunu kaydeden Şener, "Delta-Delta Plus varyantının gündeme gelmesiyle birlikte toplumsal bağışıklık dediğimiz oran yüzde 85'e çıkmasını bekliyoruz. Türkiye'de çift doz aşılanmaya birlikte bu oran yüzde 70'lerde. Bu kış dönemini eğer minimum hasarla atlatırsak 2022'nin ilk yarısında kişisel olarak tahmin ediyorum ki Türkiye'de Covid-19 artık endemik hale gelecektir. Gündemden düşecektir. Ama bu yelpazeyi istediğimiz oranda yukarıya tırmandıramazsak, yani aşılama oranlarımızı yüzde 75 üstü yüzde 85 bandına çıkaramazsak, 2022 yılında da hala daha Covid-19'u konuşup, aşılanın çağrıları yapmaya devam edeceğiz. Bu bizim için üzücü olur. Elimizde aşı var, kendi yerli ve milli aşımız da var. Israrla bunun olumsuz yanlarını paylaşmak doğru bir şey değil" diye konuştu.