6 Mayıs ve Gerekçesi
Halil Metin

Halil Metin

  • Youtube

6 Mayıs ve Gerekçesi

28 Mayıs 2019 - 17:41

YSK hukuki zeminden siyasi zemine kaymış, Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak kalacak karara 7 yüksek hakimle imzasını atmıştır.
 
Doğrusu siyasetin hukuka bu kadar sirayet etmesi demokratik rejimlerde mümkün değildir. Biz her kümede hızla sıra düşerken demokrasimiz kanat takacak değil.
 
İstanbul seçmenin sandıkta verdiği kararın  yok sayılması ve bunun 250 sayfalık bir gerekçe ile açıklanması kamuoyundaki YSK algısını daha da kötüleştirdi.
 
Adeleti verdikleri kararla katleden, milletin aklıyla oynayan, hukuku oruç günü çatur çutur yiyenler,  kararlarından sorumsuz olabilir; ancak vicdanlarda  çoktan hüküm giydiklerini bilmelidirler.
 
Salt hukuka saygı diyerek olayı geçiştirmek, oldu bittiye getirmek, hukuksuzca verilen kararların özgürce tartışılmasını gerektiriyor. Bu durum ülkemizin geleceği açısından çok önem arz etmektedir.  Bu yüzden herkes konuşmalı, yazmalı. Eleştirmelidir.
 
Biz şunu biliriz ki kul hakkı yemek büyük bir vebaldir.
 
Kul hakkı yemekten utanmayan, Allah’tan korkmayan, demokrasiyi elindeki gücü kullanarak siyasi saiklerle katleden kişilerin taşıdığı vebal büyüktür. Bu vebali Allah ahirette mutalaka sorar.
 
Geçtiğimiz günlerde bir TV programında konuşan İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun annesinin “Oğlumun hakkı yenildi. Alnındaki bir damla teri bile helal etmiyorum” demesi yetmez mi? Bana kalırsa bu hukuksuzluğa imza atanların peşini bu “ah” bırakmaz.
 
Bir kesim artık işine geldiği gibi bir hukuk  düzeni kurmak istiyor ki bunda başarısız da sayılmazlar. Oysa; hukuk tarafsız hakemlik yapmak için vardır ve siyaseten üstün tutulması gerekiyorken siyasilerin emrine girmiş görüntüsü verirse kendisine olan güveni kaybeder. Tarafsızlığını ve bağımsızlığını kaybeder. Bu güven sarsıldığı anda Türkiye toptan kaybeder. Gelecek nesiller toptan kaybeder. Buna hiçbirimizin müsade etmemesi lazım.
 
YSK’nın gerekçeli kararı 6 Mayıs’ta verilen seçim iptal kararını gölgede bırakmıştır.
 
Demokrasi ve hukuk tarihi açısından kayıtlara giren bu kararlar ilerde ibretlik birer vakıa olarak hukuk fakültelerinde ders konusu olmalıdır.
 
Çok uzatmaya gerek yok.  Türkiye’de hukuksuzluk, “hukuk” kılıfına büründürülerek Türk milletinin iradesine, İstanbullu seçmenin iradesine adeta darbe vurmuştur.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum